Aybalam Fm Şiirler

« ÖncekiSonraki »Mesaj GönderYenileYönetici Giriş
Toplam : 194 mesaj
1...23456...7
     
güzel ay / 20/03/10 04:26 IP:213.196.221.xxx 
HERŞEY AŞKINA Uçan kuşların kanadındadır diye seyrederken gökyüzünü,
Dalıp gitmişim özlediğim hayaline tutamamışım, uzanmışımda,
Gezdiğimiz yerlerdedir gönül izlerin diye, dolaşırken parkları,
Düşüp kalmışım, hala aşkının sarhoşuyken duramadım ayakta.
Sanki uyurken ellerin yine yüzümde,yine yanımda bir sevda,
Bil ki uyurken yine sevdana dualarım, yine mutluluğuna,
Her şey aşkına,iyi ol diye, benimle ya da bensiz hayatında,
Resimlerine bir buse kondurdum, yine her gece uyuyamadığımda.
Sende hayat gibi vefasız olmayasın,hasret kalmayasın dünyada,
Unutsan da beni ateşin yüreğimde, düşünme ölmem yaktığında,
O mum ışığının ardındaki güzel gözlüsün, hala hatırımda,
Hala benim için saklanan en değerli varlıktır güneşin,sen olmasan da yanımda.
     
     
AyBeNN/ 17/03/10 10:54 IP:81.83.184.xxx 
SUS GÖNLÜM
Sus gönlüm. Çok dile getirme. Sen dile getirdikçe gönlün dahada coşuyor, daha meraklanıyor ve beklemek daha da zorlaşıyor.
Sus gönlüm. Çok laf etme. Az söyle ki işimiz olgunlaşsın. Az söyle ki Hakka karşı yanlış kelam çıkmasın.
Sus gönlüm. Bir elif miktarı sus. Az kaldı bahara. Dayan gönlüm. Denizin içinde meydana gelen görünmeyen dalgalar gibi yüreğin biliyorum. Beklemekten başka çare olsaydı, seni durdurmazdım… İnan bana… Ama yok. Başka çare yok. Unutma ki ilaç bile beklemeden tesir etmez, çiçek bile vakti gelmeden önce açmaz…
Sus gönlüm. Bu kışın bahara dönünceye kadar. Bu gece gündüz oluncaya kadar. Uzak yollar yakınlaşıncaya kadar.Bu sıkıntının ardından ferahlık gelinceye kadar.Ve yüzümüz vuslat gözyaşlarıyla ıslanıncaya kadar sus…
Sus gönlüm. Seni senden daha iyi bilen Rabbinin hükmü vuk’u buluncaya kadar. Senin nasibin sana ulaşıncaya kadar, ulaşmayanlarınsa senin nasibin olmadınığını anlayana kadar sus…
Sus gönlüm. Onun geleceğini görünceye kadar. Acının bala dönüştüğünü fark edinceye kadar. Onun gönlünün senin gönlüne muhabbet düğümüyle bağlandığını görünceye kadar.
Sus gönlüm. Sebepler var edilinceye kadar. Bahaneler oluşuncaya, birbirimizin nasibi oluncaya kadar sus.
Sus gönlüm. Bütün bu susmalarına karşılık her şeyin hayırlısının olacağına inanarak sus.
Sus gönlüm. Her susuşun bir cevap olsun. Her susuşun, sabrın olsun. Her susuşun, duan olsun. İçten yakarışının adı olsun, susuşun. Bekleyişinin. Umut edişinin, inancının, sevdiğinin vurgusu olsun, susuşun…
     
     
CaN YüReGiM/ 16/03/10 18:08 IP:62.248.93.xxx 
Beni gözlerimin derinliğiyle hatırla bunlar sana yazılan son satırlar
Farzet ki bir fırtınaydım sokaklarında sessizce geldim geçtim hayatından
Yada bir yağmur oldum yavaş yavaş akan ıssız sokağında
Yorgun bedenimle koşarak geldiğim yüreğinden ağır ağır gidiyorum uzaklara
Resimlere bak
Mektubumla avun
Şarkılar tut
Kendinden vazgeç
Yastığına sarıl
Korkular tut
Dağılsın kalbin
Öl hatta orda
Lanetler yağdır
Beni hatırla
Beni bensizliğimle hatırla bunlar sana yazılan son satırlar
Sayfalarca mektup bıraktım sana
şiirler yazdım her gece çoğunu okutmadım
Sakladım günahını sevabını içimde
sessizce gittim
Beni ıssız gecelerde hatırla bunlar sana yazılan son satırlar…
Sana yaşanmış tüketilmemiş tonla geceler bıraktım
Sana en sessiz kahkahalar bıraktım içimde
Gülüşlerimi,iç çekişlerimi sevdalarımı ve son sesimi bıraktım
En güzel sözcükler okuyarak bırakıyorum sana gözlerine baka baka
Söylenmemiş cümlelerimi sakladım ıssız gecelerinin en derin köşelerine
Vedalar bıraktım dudaklarında
Her telefona sen çık
Her kapıya sen koş
Beni hatırla
Sen bir yerlerde, ben bir şehirde
Akşam olunca beni hatırla
Mektupları yak
Şarkılara küs
Hasretler giy
Depremler olsun üstüste sonra
Kahrından öl
Beni hatırla
Beni yokolmuş bir sevdada hatırla bunlar sana yazılan son satırlar
Kaybedilen zamanların yaşandığı anlamsız kelimeleri bıraktım sana sahil köşelerine
Bir vedanın ardına yazılabilecek en agır kelimeleri yazdım sana tüm hücrelerimde
Penceremin kenarındaki mutsuz bekleyişleri içimde hapsettiğim senliğinde
Sana olan hayallerimi ardıma hiç bakmadan avucuna bırakarak baktım gözlerine
Kaybolup gittim uzaklara Bir hayal oldum artık senin için
Sen uyandın ve ben coktan gittim
Ne ararsan bir masal içinde
Fazlasıyla bıraktım ardımda
     
     
ATAMAN ERTUĞRUL/ 06/03/10 16:18 IP:88.249.161.xxx 


Sevgiliye.................
Bırakmak istemem, ellerini ellerimden.
Ayırmak istemem, gözlerimi gözlerinden.
Tutmak tutmak isterim, o ipek tellerinden.
Benim melek yüzlüm, iri gözlüm, şirin sözlüm.
Gönlümün her köşesinden, gül menekşesinden.
Saçının her telinden, bir selam ta derinden.
Seviyorum diyerek, gönlünün can evinden.
Benim melek yüzlüm, iri gözlüm, şirin sözlüm.
Yüreğime aç yüreğini, yüreğime yamaç.
Ruhun ruhuma ser taç, aşkın derdime ilaç.
Sevdam sevdana muhtaç, zaman ötesi bağlaç.
Benim melek yüzlüm, iri gözlüm, şirin sözlüm.
Bir rüzgar gibi seni, bürürde tez gir yanım
Şimşekler gibi çakıp, devri aşkı hayranım.
Bir feza gibi çekip, seni aşkı püryanım.
Benim melek yüzlüm, iri gözlüm, şirin sözlüm.

Ataman Ertuğrul



     
     
KRİSTAL KELEBEK/ 06/03/10 00:51 IP:195.174.75.xxx 
Her rüzgar savuracak bir toz bulur.
Her hayal yaşanacak bir can bulur...
Her düş gerçekleşecek bir umut bulur...
Kolay bulunmayan tek şey güzel bir dostluktur...
Kuşlar gibi uçmayı, balıklar gibi yüzmeyi öğrendik...
Ama basit bir sanatı unuttuk...
İNSAN gibi yaşamayı biliyor muyuz?
Zengin; çok mala sahip olana denmez, zengin kalbi olana denir.
Kalp zenginliğinden mahrum olan kimse, ne kadar geniş servete sahip olursa olsun yine fakirdir..
Tamamı ve hırsı sebebiyle de halk nazarında hakirdir.
Kalbi zengin olan kimse de ne kadar fakir olsa herkesin nazarında muhteremdir
Paylaşacak dostlarınız yoksa iyi şeylere sahip olmanın bir zevki yoktur
Dost dediğin, sevilecek biri olmadığı zamanlarda bile seni sevmeli.
Sarılacak biri olmadığı zamanlarda bile sana sarılmalı, dayanılmaz olduğun zamanlarda bile sana dayanmalı,dost dediğin fanatik olmalı,bütün dünya seni üzdüğünde bile sana moral vermeli,güzel haberler aldığında seninle dans etmeli ve ağladığında seninle ağlamalı, ama hepsinden daha çok, dost matematiksel olmalı!
Sevinci çarpmalı,
Üzüntüyü bölmeli,
Geçmişi çıkartmalı,
Yarını toplamalı...
Kalbinin derinliklerindeki ihtiyacı hesaplamalı
Ve her zaman bütün parçalardan daha büyük olmalı
Sevgiye herzaman yeri olan yüreği kocaman dostlara...
     
     
KRİSTAL KELEBEK/ 05/03/10 02:44 IP:195.174.75.xxx 
Bir dal kırılırsa tekrar tutabilir.
Bir cam kırılsa belki tekrar yapıştırmak kabildir.
Bir kuşun kanadı kırılınca uçamaz zannedilir; iyileşince uçması mümkün.
Ya kalbin kırılışı, inkisara uğrayışı, bin parça oluşu, yok mu, ne onulmaz şeydir o? Sonsuz hayatı kaybettirir insana.
Maddi şeyler kırılınca yapıştırılır, birbiri ne tutturulur da yine bir şeye benzer. Fakat manada öyle mi?
Bir kere kırılan kalbin parçalarını hangi maharetli el birleştirebilir?
Mevlanın nazar-gahı olan gönüldeki inkisar, yüzde teessürünü gösterince o gönlü almak ne kadar müşküldür artık.
Bazen bir söz, karşıdaki insanın dünyasını yıkar, harab eder.
Bazen bir bakış öldürür insanı.
Bazen de bir yüz ifadesiyle kaynar su dökülmüş gibi olur kişi başından aşağı. Kaynakwh:
“İlim ü amel ne fayda
Bir gönül yıktın ise”
dediği gibi şairin, büyük bir cürümdür gönül yıkış.
Hele hele hassas insanların kırılışı bambaşkadır.
Böyle kişilere karşı oldukça dikkatli hareket etmek gerekir.
En küçük kırıcı bir söz ve hareketten kaçınmalıdır insan.
Zira gönül yarasının merhemi yoktur. Kaynakwh:
Kırılan harab olan bir gönülden yükselen feryat da kabule karindir.
Hakkın katında.
Zira “Mazlumun ahı gökyüzüne kıvılcım şeklinde yükselir” buyuruyor Nebiler Nebisi.
İnsan ne kadar sert mizaçlı olursa olsun, eğer dikkat ederse gönül yıkmadan, kalb kırmadan, bir ömür sürebilir.
Hiçbir zaman “Tabiatını, huyum” diyerek atamaz bu vebali üzerinden.
Zira yapılan hareketlerde Mevla’ya karşı sorumluluğunu unutmamalı insan.
Ve hesap vereceğini...
sorar kırılan kalp asla unutulmaz......
     
     
KRİSTAL KELEBEK/ 04/03/10 16:40 IP:195.174.66.xxx 
Sus yüregim sus!
gözyaslarım süzülüp dökülmesin üzerine…
gökyüzü benimle aglarken ismini yüregine kazısanda sevdigini anlatacak gücün varmı?.. dudaklarım ismini söylesede, kollarım hayalini sarsada icimi acıtmaktan baska yaptıgın varmı?.. umutlardır insanın sarılacagı,gözlerin bakıslarıdır sevdigini anlatan…
sözlerdir aciz kalıp sevgiyi anlatamayan..
yanlıs anlama yüregim aglamak istemiyorum..
icimi acıtmaktan,gözlerimi aglatmaktan baska yaptıgın varmı?..
her sarkıda hüzünlenip kahrolmaktan,bizim sarkımızda kahırlar dolusu aglamaktan…
hayalleri ,kanayan yaralarına sarmaktan baska yaptıgın varmı?..
yıldızlara benzetip ellerimi uzatıp tutamamaktan, gökkusagını saclarına tac yapamamaktan,
rüzgarların kanatlarına sevdamı yazmaktan,
dudaklarımdaki buseleri kırılıp yerlere dökmekten baska yaptıgın varmı ?
sus be yüregim sus!! köz yapma yaralarımı, yaralarıma saracak sevdammı var..
gözyaslarıma dokunacak ellermi var..
yoksa sana sunulacak bir dilim ask mı var..
ne olur sus yüregim !!! deli rüzgar olup esme, esipte canımı acıtma..
gözlerime kanları doldurma, kefen yapma bedenime herseyi…
sus ne olur…
     
     
cenk43/ 08/02/10 12:19 IP:88.250.226.xxx 
Sen,
Solgun baharlardaki mavi yağmurum,
Akşam kızıllığında yorgun gölgem,
Kış ayazında yaz güneşimsin.
Bulutlardaki saklı düşlerim,
Her günün sonunda özlediğimsin.
Yüzün kadar temizdir kalbin,
Hangi sevgi alabilir yerini?
Yokluğun yağmura yazı yazmak kadar zor,
Sensizlik ölüm kadar acı…
     
     
....PaSaM..../ 07/02/10 21:19 IP:88.224.243.xxx 
Paşam yenildik, paşam serildik, mahpuslarda çürütüldük
Paşam sana layık olamadık, kurduklarını yıkmalarına mani olamadık
Vatanı satanlardan, borca borç katanlardan, iki çift çıkar uğruna yamanlardan
Yakamızı, paçamızı, alnımızı, terimizi alamadık, kurtaramadık vatanın namusunu paşam
Yok mu kurtaran, yok mu soluyan bu zehri, yok mu duyan şu saçma Arapça şarkıları
Yok mu toplanan paraların nerelere, niçin harcandığını gören?
Yok mu sadakayı bile haram demeyip mideye indirenin, pis anlına tunç elini indiren devlet
Derin merin, yok mu ellerinden tutan bu hasta adamın çocuğunu ayağa kaldıracak bir dost
Sırtından vuruyorlar adamın paşam, kalleşçe paraya satıyorlar ruhlarını
Mehmet Akif i bile arap yapmaya çalışıyorlar, utanmıyorlar paşam
Devletin kurumlarına varını yoğunu bırakan sen paşam
Devletin varını yoğunu soyup vergi kaçıran bu kalleşler paşam.
Kur an okunmasın biz anlatalım istiyorlar, yol onarılmasın, ray döşenmesin
Ellerimiz ekmek tutmasın, patatese, kömüre minnet edelim istiyorlar paşam
Yıllardır borcu katladılar, memlekette bir dikili ağaç dikmedikleri gibi
Ormanları, dağları taşları, kuşları ve köyü marabasıyla sattılar paşam
Yok mu bir kurtarıcı, yok mu bir baba yiğit derken,
Bilim adamlarını, gerçek aydınları, seni sevip sayanı, sana saygı duyanı
Kurtarıcı olanları, olabilecekleri, olmak isteyenleri
İçeri aldılar, işkence zulüm ediyorlar paşam
Paşam bizleri affet olamadık, olamayacağız sana layık paşam...
Doğruluk nedir bilmiyorlar, gerçekleri balçıkla sıvıyorlar,
Halimize pek gülüyorlar, milleti güldürmüyorlar,
Nerdeyse vatanı bölecekler paşam
Hali vakti yerinde olanlar sattı vatanı paşam,
Allahtan korkarız diyenler Allah ı mı unuttu neyin nesi paşam
Bunlar Allahtan korksalardı senin yanına gelirdi,
Sanmıyorum hiç birisi gelemez senin yanına paşam...
Dev gibi bir tarih, dev gibi bir kültür,
Gizlemeye çalışır bir Çin, bir Avrupa güldür güldür
Sen bildin, sen gördün, gösterdin.
Bilemedik Paşam, bilemedik kıymetini.
Bir bilselerdi bu 3 ün 5 in peşindekiler
Ellerindekileri feda edip giderlerdi senin yollarına...
Acıyorum hallerine...
O kadar kan ellerinden yıkamakla, denizlere atılmakla geçmez paşam
Bunlar dar-ül harp dedi çok Müslüman'a zulüm etti paşam
Derdimizi anlatabiliyoruz, milyonlar sokaklara dökülüyor, ağlıyoruz
Ancak erteleyebiliyoruz, büyük mezalimeyi paşam...
Sabahlara kadar otursam, yazsam şiirler,
Haykırsam sokak sokak, ev ev derdimi
Anlatsam asıl olanı ve gerçek sevgiyi
Aydınlatamayacağımı anladım paşam
Para ile gelen para ile
Yahut kan ile yıkanacak
Kanımız hak yoluna, senin yoluna helal paşam
Darül harp ise haram zadelik
Onların canına karşı, itlerine kopuklarına karşı
Kanımız al al akacak, bayrağın kanı kaçmış
Bayrak yeniden al al olacak
Sen hiç merak etme paşam...
Bizi tamamen boğmadan, tamamen gömmeden
Vazgeçmeyecekler biliyoruz paşam
Tarih hep böyle oldu, olacak elbet bu gün yakındır paşam
Ama bilmiyorlar mı her yıkılış bir dev devlet,
Her yıkılış bir cihan padişahlığı getirmedi mi bize paşam!
Yıkıldıkça, yıkacağız
Kelle koltukta, kellemize musallat olanlara karşı meşru müdafaa uygulayacağız
İnadına kenarda köşedekileri okuyup, akla mantığa uyana inanacağız
Hak yolundan çıkmadık, senin yolundan da çıkmayacağız
Zaten bizi yola getirecek kaç kul geldi geçti paşam
Samsundan çıkmazsak, çıkarız elbet Adanadan, Muğladan, Vandan
Koşa koşa destanlar yazdık, çarıksızlık bile mani olamadı
Bu cahil cühela mı engel olabilecek paşam
Ümidimiz fazla kalmadı illaki akıtacaklar kanı
Meşru müdafaa sath-ı müdafaa olacak, o satıh bütün vatan unutmadık Paşam.
Nur içinde uyu...
     
     
....PaSaM.... / 06/02/10 22:23 IP:88.231.245.xxx 
Bir Pazar Sabahı Zagros Kaldırımında Yürürken Serseriler Trafiğine Yakalandım. Serseriler Trafiği Sordu. Serserimisin, Öğrencimisin? Öğrenciyim Dedim. Hani Kalemin Dediler Çıkardım Belimden 95’lik Zırh ı İşte Budur Dedim. Hani Defterin Dediler Açtım Parçalanmış Vücudumu Burası, Akdeniz Burası, Karadeniz Burasıda Defterimiz dir Dedim. Hani Hocaların Dediler Gösterdim Kaldırımda Yatan Balicileri
Esrarcıları, Keyifçileri. Hani Müdürün Dediler Gösterdim Sarhoşlar Çeşmesinde Oturan Kral. MÜSLÜM Babayı ‘‘Merak Etme Bizlerde Onlardanız Dediler.’’ Sen Sosyete Kızı Sus Susta Şu Garip Esrarcının Aşkını Dinle Sen Ananın Sıcak Kollarında Uyurken ßen İse YÜKSEKOVANIN Garip Sokaklarında Silah Tutmayı, Esrar Sarmayı Öğreniyordum. Sen Sosyetenin Lise, Fakültelerinde Okurken Ben ,Ben İse Hayata Res, Kadere Sitem, Ölümle Dans £diyordum…
     
     
sibelden son mektup/ 01/02/10 14:29 IP:62.248.95.xxx 
Bu yaziyi okumadan önce...
Hayatin bir ayna olduğunu düsün...
Doğduğundan beri aynanın karsisindan...
Hep aynaya baktin ama kücükken aynayı tanımıyordun henüz...
Büyüdükçe aynaya bakmakla birlikte;
onun, senin yüzüne yansıttıklarını da görmeyi öğrendin.. Hep birileri
oldu arkanda ve hep sen vardın karşında... Kendi kendimizle
yarışmadayız gülüm..
dediği gibi Nazım Hikmetin , sen de hep kendinle boy ölçüştün aynana bakarak...
Kimi gün çok sevdin aynadaki görüntüyü, kimi gün nefret ettin...
Ama ne olursa olsun hep aynanın karşısındaydın, ona bakmaktan
vazgeçmeyi istediğin anlarda bile....Aynada yansıyan yüzler değişti
zamanla,
sen de değiştin çünkü...
Ama ayna hep sırdı ve gelecek günler hangi yüzleri yansıtacak, bilinmezdi...
Oysa geçmişteki izler birer birer yer etmişti aynana... Sen baktıkça bu günü değil, geçmişini de görmeyi öğrendin giderek...
Ama bazı yüzler hep aynı yerdeydi; en özel, en güzel köşelerde...
Buralara da sen yerleştirmiştin onları; çünkü, o senin aynandı ve ancak
senin sevgini, inancını, yüreğini kazanana yer vardı aynanda...Sonra...
Bir gün geldi, sen aynandaki görüntünün seni geçmeye başladığını fark ettin...
Oysa ki o, yalnızca bir görüntüydü ve Gerçek Sen o siluet karşısında
iyice küçülmüştün...Bunu kabullenemezdin ; çünkü hayatı geriden takip
etmek sana göre değildi...
Yetişmek istedin, yapamadın...
Çünkü ayna, birinin seni tuttuğunu yansıtıyordu yüzüne... Görüntünün
seni geçtiği her saniye aynandaki o en özel, en güzel yüz silinmeye
başlıyordu...Öyle bir an geldi ki; sen, o en güzel yüzün
görüntüsünü tanıyamaz oldun...
Sanki artık yok gibiydi...
Yine bir gün; o en özel yüzün silindiğini gördün..
. Evet, tamamdı artık, kendi görüntüne yetişebilirdin...
Ama...Bir anda büyük, korkunç bir ses duydun...
Aynan paramparça olmuştu...
Anıların, aynana yerleştirdiğin tüm o görüntüler ve sen...
Dağılmıştınız dört bir yana...Kırık dökük bir geçmiş vardı karşında...
O yüzdü bunları yapan; oysa sendin o yüzü aynandan çıkaran...
Ağlamaya başladın...
Herkes o yüzün aynandan silinmesine ağladığını sandı ama aslında seni
ağlatan aynanın bir sürü parçaya ayrılmasıydı...Çünkü o parçalar
anılarının her köşesine öyle bir dağılmışlardı ki; sen bir daha asla
onları toplayamayacağını, aynanın hep böyle kalacağını düşünüyor ve
ağlıyordun...
Şimdi aynanın sonu....
Sen ne kadar ağlasan da anılarının sadece bir kısmını bir araya
getirecek, aynanın sadece bir bölümünü yeniden yapabileceksin...Ama
sakın
unutma; senin toplayamadığın parçalar, o yüze ait olan anılar ve
aynanda hep bu parçalar boşluk kalacak. Bu da seni kendi görüntüne
eriştirecek olan bir merdiven. Oralara basarak kendine yetişeceksin... Sonra yine yeni yüzler girecek aynana...
Sen, kendinle bir olacaksın, yeni En özel yüzün olacak, belki hiç
silinmeyecek ve sen de asla kendinden geri kalmayacaksın...Belki
yeniden,yeniden kırılacak aynan ama artık biliyorsun parçaları
birleştirmeyi ve yok olan anılarından, umutlarından güç alarak daha da
yukarılara
çıkacaksın...Şimdi mi? Uzun bir süre daha için acıyacak; çünkü ne kadar
temizlersen temizle hep bir parça anı yüreğine batacak... Ama öyle bir
gün de gelecek ki artık bu anılar içini acıtmayacak ;
Çünkü zaman, onları yüreğinden alıp götürecek, ufacık bir parça dahi bırakmadan...
Bir de...En özel olmasalar da aynanda her zaman gördüğün
yüzleri kaybedeceksin korkusunu yaşama sakın... Ne kadar kırılırsa
kırılsın aynan
onları hep orada bulacaksın...
Zaten sen yerleştirmiştin o yüzleri ama bazıları da
aynanla
birlikte geldi sana; annen gibi, baban gibi...Ve ben...Aynanda nerede
olduğumu henüz
bilmiyorum...Ama baktığında görebileceğin kadar
yakınındaysam da, çooookkk uzaklarda minicik bir noktaysam da ...
Hiç fark etmez...
Yine de, ne olursa olsun aynanın kırılışlarına yenilmeden ben hep orada olacağım..
. Sen beni aynandan silmediğin sürece...
Unutma; ayna senin elinde...
     
     
[__SİBEL__]/ 29/01/10 03:18 IP:195.174.66.xxx 
Zamanı sıfırlayacağım hayatımda yarın
Her şeye yeniden başlayacağım.
İlk kez günaydın diyeceğim gökyüzüne
İlk soluğumu alacağım yarın;ama şimdi değil
Yarın...
Yarın başlangıcı olacak hayatımın
Gözlerimi açıp ''Merhaba'' diyeceğim hayata.
Ben de varım artık
Ölümüne sevgi yarışına.
İlk kez göreceğim sevdiklerim yarın.
Sarılacağım onlarasevgimi haykıracağım.
Ama şimdi değilyarın...
Yarın umutlarım tanışacak istasyonlarlaterminallerle
Birer birer yolculuğa çıkacaklar.
Bavulları mı?
Onlar dünden hazır;ama yolculuk yarın.
Unutmuş olacağım seni yarın.
Seninle kurduğum bütün hayaller
Silinmiş olacak zihnimden
Ben yeni maceralar üreteceğim düşümde yarın.
Yok olacak uyandığımda mazi.
Eflatunlar saracak etrafımı
Pembe düşler misafir gelecek bana
El sallayacağız beraber karanlığa...
Her gün bunlarla avutuyorum kendimi.
Bugünü erteliyorum ben hep yarınlara.
Ama olmuyor.
Silinmiyor kalpteki yara.
Bağlanmışken yürek geçmişe
Umut besleyemiyor gözler geleceğe...
İyi geceler hayat!
Bugün de seni yaşayamadım affet
Ama belki yarın
Yarın...
     
     
[__SİBEL__]/ 29/01/10 03:15 IP:195.174.66.xxx 
Ağlıyorum
Aglıyorum gözyaşlarım sevda seli
Özlem bir çöl misali ben ise söndürmek için çabalıyorum
İçimdeki alevi
Yüreğimde ayrı kalmanın acısı ve ben eriyorum bir tanem
Akan her bir damla gözyaşını kutsal sayardım
Ve uğrunda can verirdim her bir damlası için
Şimdi tüm kainat yok olmalı yüreğim seni kaybettiği için
Ağlayan gözlerim sağır yüreğimden
Elbet bir gün hesap soracak
Bir boşlukta olduğumu yüreğim sana fısıldayacak
Sevdalı dilim seni her gün bin kez haykıracak
Bir düşün bir düşün
Kim itti bizi bu ayrılığa kim yaktı bizi kim?
Uzat ellerini koy yüreğimin üzerine ayrılık olmasın bir daha
Gittiğin gün Yüreğim ağladı sensiz ilk defa…
     
     
[__SİBEL__]/ 29/01/10 03:14 IP:195.174.66.xxx 
Sana yazdığım tüm şiirler yarım kalıyordu
Aslında yazamadığımdan değil
Seni anlatmaya kelimeler yetmiyordu
Gittiğin gün anlamını yitirdi mevsimler
Zamansız durdu saatler
…Ve rakamsız basıldı tüm takvimler
Şimdi susuyorum
Kızgınlık ya da kırgınlıktan değil bu derin sessizlik
Aksine konuşmak haykırmak istiyorum derdim sensizlik
Konuşmanın ne anlamı var sözcükler yetersiz
...Ve dalıp gidiyorum uzaklara
Bir sen varsın aklımda bir de bu soğuk beden
Suskunluğuyla ulu orta ve çaresiz
Özlüyorum kalbimin en değerli varlığını
Tek ve gerçek sahibini
     
     
[__SİBEL__]/ 29/01/10 03:12 IP:195.174.66.xxx 
Sürgün yüregim
Sürgün yüregim
Yine firarlarda
Bir kıvılçım düştü
İçime
Yine yangınlarda
Vuslat zamanlarında
Hasret şarkılarına tutunmuş
Kimse anlamadıya beni
Ondan
Dilime kilit vurulmuş,
     
     
[__SİBEL__]/ 29/01/10 03:10 IP:195.174.66.xxx 


Şimdilerde Yüreğim
Yüreğim kimsenin duyamayacağı çığlıklar atıyor
Her an, gitmemen için.
Ben, hatıralarının esiri olmuşum
Gözlerinin değdiği en ıssız yerlerin.
Sen, gözlerimden dökülen son damla olmuşken son sözünün ardından
Ve yüreğimi ezip geçerken sessizce
Hala bitmeyen çığlıklar atıyordu yüreğim sevmen için.
Yüreğim herkesin duyabileceği kadar sessiz şimdi
Şimdilerde bir kız bekliyor durakların banklarında
Gelişini aşkının.
Şimdilerde yanan yangınını yüreğimin
Söndüremiyorum.
Sessiz bir çığlık oluyor uzaklardan duyulan
Bakışların bir ok.
Sayamıyorum yaralanışını yüreğimin artık
Ve hala herkesin duyabileceği kadar sessiz şimdilerde yüreğim.
Yarınlarda bir balık yüzüyor en temiz suların dibinde
Ağlamaklı ve süzgün.
Yüreğim usulca bırakıp gittiğin ateşin içinde yüzmekte
İstekli ve mutlu.
Yarınlarda yüreğim, bir balık misali tepkisiz olacak
Ne bugun, ne yarın ne de gelecek.
Artık yüreğim ne herkesin duyabileceği kadar sesli ne de kimsenin duyamayacağı kadar sessiz olabilecek.
Sayende
O, artık bir ölü.


     
     
[__SİBEL__]/ 15/01/10 15:29 IP:195.174.72.xxx 
MAVİ VE GRİ
Beyazla başlar yolculuk.
Bir kağıt üzerinde yol alır mavi ve gri.
Soluksuz atılan her kulaç,
Götürür beyazı,maviye doğru.
Vardıkça derinliğe,
Beyaz mavileşir, deniz de.

Sonu gelmemeli derinliklerin,
Çünkü dipte gridir kum taneleri.
Denizin değil mavinin başkaldırışıdır,
Denizin griyi tokatladığı sahiller.

Ve sakinse deniz mavidir
Ve huzurluysa gökler mavidir,
Yol alırız hep o mavilerde...

Bazen davetkar bir ölüm tuzağıdır,
Menevişler altında saklanmış gri.

Mavidir ruhunu lavantaya veren.
Mavidir can bulan safirde.
Ürker mavi her an griden.
Zalim ve sinsidir bazan rüzgar,
Eser tüm mavilere.
Kefen gibi sarar maviyi,gri bulutlar,
Ve kumlar.

Bence mavidir,kalpteki sonsuzluklar,
Hür ve rüzgarsızsa...

Nedir rengi ölümün bilmem ama?
Huzur meleğidir bence mavi.
Her yanan nesnenin bitse de ızdırabı,
Rüzgarı estiğinde her savrulan külün,
Yazık ki yok oluş rengidir gri.
     
     
[__SİBEL__]/ 15/01/10 15:13 IP:195.174.72.xxx 
İÇİMİZDEKİ GÖZLER
Kapayınca gözlerimizi,
Asla göremeyiz sanırız,
Bir düşünsek hislerimizi,
Yanıldığımızı anlarız.

Hissetmek,görmek demektir.
Bir dokunuş ellerine...
Ve seni görüp de sevmemek,
İçimdeki körlük demektir.
     
     
KRİSTAL KELEBEK/ 11/01/10 21:56 IP:195.174.64.xxx 
BÖYLE SEVDİM İŞTE
Ben seni kocaman bir yürekle sevdim. Gözlerim değil, yüreğimdi seni gören.
Sen damarlarımdaki kana karışıp, geldin oturdun yüreğime. Bir başka yerde
olamazdın zaten. Sen, benim en değerli yerimde, yüreğimde olmalıydın,
orada kalmalıydın. Çok aşka ev sahipliği yapan bu yürek, ilk kez bu kadar
kolay kabullendi seni. Herhangi bir konuk değildin artık. Bu yüzden ne
ağırlama faslı vardı, ne de uğurlama. O yüreğin gerçek sahibiydin.
Şimdi sonbahar, kışa giriyoruz ya... Ben dört mevsim baharı yaşadım
seninle. Çiçek çiçek açtın yüreğimde. Gökkuşağı zayıf kaldı, senin
renklerin karşısında. Taze bir yaprak gibi yeşildin. Açelya idin
pembeliğinle. Üzerine çiğ taneleri düşmüş sarı güldün. Kırmızıydın bir
ateş gibi. Ve maviydin... En çok bu renkle anmayı sevdim seni. Denize
tutkundum, denizi sensiz, seni de denizsiz düşünemedim.
Seni severken dünyayı da sevdim ben, insanları da... Kendime bile dar
gelirken, içinde herkese yer olan bir hayatın sahibiydim artık. En kızgın,
en tahammülsüz olduğum anlarda bile, seni düşünmek yetti bana. İçimdeki
sevinç yüzüme yansıdı, güldüm. Beni öylesine güldüren senin sevgindi ve
ben kaygısız, içten gülüşün ne demek olduğunu, nasıl güzel bir şey
olduğunu anladım seninle...
Her şeye rağmen sevdim seni. Güçlüydüm ve aşamayacağım hiçbir zorluk
yoktu. Koca bir kente, koca bir ülkeye kafa tutabilirdim. Sen elimden
tuttuğunda, patlamaya hazır bir volkan gibi hissederdim kendimi. Menzil
sendin ve ben o menzile ulaşmak için önüme çıkan her şeyi yok edebilirdim.
Sana ulaşmamı engelleyecek her şeyi eritirdim, kül ederdim. Sana
ulaştığımdaysa sakin bir göle dönüşürdüm. Ve o göle bir tek sen
girebilirdin.
Sevdim ve hayrandım da... Her halin çekti beni. Duruşunu, uyumanı,
gülmeni, kızmanı, şaşkınlığını, saflığını, kurnazlığını, çocukluğunu,
olgunluğunu sevdim. Sesini de sevdim suskunluğunu da.
Küçük oyunlarını, kaprislerini, sitemlerini, korkularını sevdim. Seni ve o
doyumsuz sevdanı, uçarı sevdanı anlatacak kelime bulamadım çoğu zaman.
Sığmadın cümlelere ve hiçbir cümle seni
yeterince tarif edecek kadar derin olmadı.
Seni severken yorulmadım. Çünkü sen yaşam kaynağıydın. Her gün yenilendim.
Seninle çoğaldım, büyüdüm. Eksik kalan neyim varsa tamamladın.
Ölmeyecektim çünkü sen ölmezliğin ta kendisiydin.
Sevdim işte ötesi yok...
     
     
PaSaM__KaRdesi / 09/01/10 20:17 IP:88.254.17.xxx 
Hainler Günü
Sevmek kimine göre ölmek demek
Ölmek kimine göre sevmek
Ama asıl gerçek ölümüne
Sevenler asla ölmezler
Yalnız sen degildin
En hainleri sendin
Kaderim ya ben hep hainleri sevdim
Al işte hepsini buraya serdim
Söylesene hangi kursun senindi
Hala unutmadım ihanetini
Kalbimin kıyamet alametini
Vereyim de al git emanetini
Söylesene hangi kurşun senindi
Kalbimi alev alev yakan mı
Hala yarasından kanlar akan mı
Biraz önce şu sırtımdan çıkan mı?
Söylesene hangi kurşun senindi
Bir senle gelmedim bu hale
Şu hain aşkların hepsi benimdi
Kanayıpta bulamadın mı hala
Söylesene hangi kurşun senindi...
Ne kurşunlar çıktı bilsen bu tenden
Ne aldınsa helali hoş olsun benden
Yazıktır davacı olursam senden
Gün ve gün öldürüp dirilten mi
Akıl alıp çıldırtıpta delirten mi
Alın artık şu canımı dedirten mi
Söylesene hangi kurşun senindi
Sen benim en beter halimsin artık
Nasıl olsa gözümde hainsin artık
Gördüğüm,gördüğüm en büyük zalimsin
artık,
Söylesene hangi kurşun senindi
Arada bir çıkartıpta bakarsın
Olurya boynuna belki kolye yaparsın
Hainler,hainler gününde onu takarsın
Söylesene hangi kurşun senindi...
söz PaSaM__KaRdesi
     
     
sonkursun/ 08/01/10 21:58 IP:88.230.158.xxx 
AĞLAMAK GELDİ
Bir deli rüzgara kapıldı gönlüm
Costukça içimden ağlamak geldi
Adini haykırmak istedim gülüm
Sessizce içimden AĞLAMAK GELDİ.

Aradim sağimda,solumda yoksun
Solmuş bir resim öyle duruyor
Suskunluğum çaresiz kaderim oldu
Kaderime içimden AĞLAMAK GELDİ.
Oysa ben kadere inanmıyordum
Böylesi kadermi ben bilmiyorum
İnanki sevgilim seni çok seviyorum
Sevginle içimden AĞLAMAK GELDİ.
Doldu gözlerim doldukça taştı
Sebebi tattığım o büyük aşk tı
Sımsıcak aşkımı hasretlik sardi
ÖZLEMLE SEVGİYLE İÇİMDEN AĞLAMAK GELDİ.
     
     
kirisital kelebgim/ 04/01/10 01:19 IP:81.173.169.xxx 
KRİSTAL KELEBEK/ 03/01/10 23:41
AY PARÇAMM
KORKUM SEVMEK DEĞİL AY PARÇAMMMM
SEVİPTE AYRILMAK
KORKUM KURŞUN YEMEK DEĞİL AY PARÇAM
KORKUM SENSİZ KALMAK AY PARÇAMMMM
KORKUM ÖLÜM DEĞİL AY PARÇAMMMMM
KORKUM SENİN TARAFINDAN UNUTULMAK...
KORKUM GÖÇÜP GİTMEK DEĞİL AY PARÇAMMM
KORKUM SENSIZ HAYATI SÜRMEK
TEŞEKKÜRLER SUYUM ŞİMDİDEN VE AY PARÇAM İÇİN BİRDE SİBEL CAN (ÖLÜRÜM) ÇALARSAN SEVİNİRİM

     
     
serkan/ 02/01/10 14:40 IP:88.236.115.xxx 
SENİ SEVİYORUM
sevmek; bakmak değil görmekse eğer,
sevmek; yanındayken başını
omuzuna koyabilmekse eğer,
sevmek; yanındayken yalnızlığı unutmaksa eğer,
SENİ SEVİYORUM....
* * * * *
sevmek; senle iken yere daha sağlam
basabilmekse eğer,
sevmek; yokluğunda seninleymiş gibi
hissetmekse eğer,
sevmek; hayallerine senide sokabilmekse eğer,
SENİ SEVİYORUM
* * * * *
sevmek; yatağa uzandığında, seni düşlemekse eğer
sevmek;sen üşüdüğünde gölgemle
seni ısıtmaksa eğer,
sevmek; sevdiğini çıklık çığlığa söylemekse eğer,
SENİ SEVİYORUM
* * * * *
sevmek; el ele tutuştuğunda kalbinde bişeylerin
kopmasıysa eğer,
sevmek; gözgöze geldiğin de hiç kıpırdamadan
bakabilmekse eğer,
sevmek; kalbini kalbinde hissetmekse eğer,
SENİ SEVİYORUM
     
     
KRİSTAL KELEBEK/ 27/12/09 02:29 IP:195.174.67.xxx 
kısa bir öyküdür hayat
uğruna upuzun acılar çektiğimiz
kısa bir türküdür
bir kez daha söylemek için delirdiğimiz
kısa bir öyküdür hayat
seyrederken yansımalarımızı
aynamızın sonsuz sırrında sevgilerimi yeşertip
haykırarak şarkımızı söylediğimiz yolculuktu
kısa bir öyküdür hayat
öyle hikayedir deyip hemen geçmeyin
arkamızda edebiyat adına el yazısıyla bırakılmış bir vasiyettir
ve ebediyete intikal eden bir denemedir
tiyatro sahnesindeyse mahşer provası...
kısa bir öyküdür hayat zannetme
bu kısalığa neler sığdırdım bir bilsen,
sonsuzu ve galaksi yıldızlarını,
kara delikleri ve senin sevdanı
tarih her doğumda bende yazılır,
umut ve acı bende yaşanır yürekçe
bu öykü başka bir öykü
şöyle doya doya sevdikçe,
derin faylar gibi nefret ettikçe
kısa bir öyküdür hayat zannetme
kısa bir öyküdür hayat
yıllarını zaman makasıyla kestiğin
kırpık kırpık anılarda gözyaşı döktüğün
başlarken bitsin
biterken başlasın diye uğraş verdiğin...
kısa bir öyküdür hayat
yılları alıp giderken acımasız zaman
en olmadık zamanlarda ağlatan
durur bazen olduğu yerde,zaman
işte o {zaman)
olmayacak hayaller kurduran.
yol uzundur hep, zaman kısa
işte o zaman öyküler yasta
kısa bir öyküdür hayat
bir varmış bir yokmuş...
göz açıp kapayıncaya kadar,
alırsın yüklenirsin.
gönlüne sevdanı-acını, sevincini.
yanan mum ışığının şavkında
bitesiye,
erir-erir gidersin
kısa bir öyküdür hayat
bir an`a sığdırılan
kış günleri soba başlarında
ağzı açık dinlediğimiz
ninelerimizden
ve her seferinde yeniden farklı oyuncularla
canlandırılan bir film
yeniden doğuş
kısa bir öyküdür hayat
göz açıp kapatıncaya dek sürecektir,
saniyeler belki...
hayat,
paylaştıkça güzelleşecektir
kısa bir öyküdür hayat
bazen öyle uzun gelir ki hayat…
istenilen bir ömür sürülmemişse eğer.
cehennem azabı çekmiş gibi olur.
sevda, sevgi, seven, sevilen varsa eğer.
paylaşmak gerekirse o edinimler.
işte o zaman kısa bir öyküdür hayat.
vuslata ermeye yetmez ki bir ömür
kısa bir öyküdür hayat
büyümek için koşar adım gittiğimiz
büyüdüğümüzde an nerde gençliğim dediğimiz
saçlara düşen yıldızlara bakıp
yüzümüzde beliren kırışıklıkları sayıp
yeniden başa dönmeye çalıştığımız
kısa bir öyküdür hayat.
bu kısa öyküde,
acı ve hüzün olmamalıdır.
öyküyü yaşayanlar;
bu kısa hayat öyküsünden,
intikam alırcasına,
şiirsel mutlulukla dolu,
bir dünya kurmalıdır yürekleride..
kısa bir öyküdür hayat
göz açıp kapayıncaya kadar
kısadır ama
ebedi bir hayatın tohumları
burada ekilecek
ahrette biçilip
sonsuz bir hayat
kazanılacaktır
kısa bir öyküdür hayat
melankolik duygular içinde
sorgularla geçen bir yaşam
soluksuz bir koşturmaca
fırtınalı bir liman
kısa bir öyküdür hayat
yaşadıkça anlayabildiğimiz
yıllar geçtikçe kısalığını farkettiğimiz
şu kısacık ömürde
acılar, sevinçler, mutluluklar
her duyguyu hissedip yaşadığımız
öykünün sonuna geldiğimizde
arkamıza bir baktığımızda
o kısacık öykümüzde
kitaplara dahi sığmayacak
neler neler yaşanmış
kısa bir öyküdür hayat
bazen Kükreyen bir gök gürlemesi
ışığı çok uzaklara yayılan bir şimşek
insanı iliklerine kadar ıslatan
kuvvetli bir sağanak yağmurdur,
bazen de tutku, aşk, bir çıldırış
bir haykırış köprüsüdür
kısa bir öyküdür hayat
romanlara konu olabilir
en unutulmaz olanına
benim hikayem dediğin
kısa bir öyküdür hayat
acısı tatlısıyla
iyisi kötüsüyle
her yönünle yaşanan
bir yanda tuzu kuru
bir eli balda bir eli yağda olanlar
bir başka tarafta
bir lokma ekmeğe muhtaç
çoluk çocuğuyla sersefil
tüm sefaletleriyle
hayatın acımasızlığını yüreklerinde
hadsiz yaşayan zavallıların
kısa bir öyküdür hayatları...
kısa bir öyküdür hayat
var olmak için direndiğimiz
bin acıdan geçip bir aşkta sevindiğimiz
umut tohumları attığımız
yazılmamış bir şiirdir hayat.
     
     
KRİSTAL KELEBEK/ 27/12/09 02:15 IP:195.174.67.xxx 
Çok samimi iki dost ve arkadaslardi. Fakat bir tanesi çok kurnaz
atilgan ve hareketli, digeri ise çok saf, dürüst ve sessizdi.
Bir gün kurnaz olan arkadas , diger arkadasin yanina giderek
islerinin bozuldugunu söyler ve kendisinden para ister. Samimi dostu onu hiç
kirmaz ve elindeki bütün parayi arkadasina verir. Arkadasi bu parayla
islerini düzeltir.
Bir süre sonra kurnaz olan yine arkadasinin yanina gider ve
arkadasinin evlenmek üzere oldugu nisanlisini çok begendigini ve kendisine
vermesini ister. Arkadasi çok sasirir, ne diyecegini bilemez.
Fakat aralarinda o kadar kuvvetli bir sevgi vardir ki arkadasina hayir diyemez,
nisanlisini arkadasina verir.Zaman içinde Saf olanin isleri bozulur ve birden arkadasi aklina
gelir(ben ona sikistiginda iyilik yapmistim diyerek) arkadasinin is yerine gider
ve kendisine çalismasi için is vermesini ister. Arkadasi ona is
vermez.Bizimki pismanlik ve üzüntü içinde geri döner ama yinede arkadasina
kizamaz.Bir gün sokakta dolasirken yanina hasta ve yasli bir adam yaklasir. Fakir oldugu
için ilaç alamadagini söyler. Bizimki yasli adamcagiza acir, istedigi
ilaçlari alir ve adamcagiza verir. Kisa bir süre sonra yasli adamin öldügünü
duyar. Yasli adam çok zengindir ve bütün mirasini kendisine birakmistir.
Saf adam artik zengindir. Biraz da sevdigi dostuna olan kirginligiyla dostunun
is yerinin karsisinda bir ev alir ve oraya yerlesir.Bir gün evinin kapisini dilenci bir kadin çalar.
Yasli kadin çok aç oldugunu, kendisine yemek vermesini ister. Bizim saf hiç
düsünmeden kadini içeri alir karnini doyurur, Kimsesi olmadigini ögrendigi kadina ;
Kendisinin de yanliz oldugunu söyler ve bu evde birlikte yasiyalim sen evin islerini
ve yemekleri yaparsin der, yasli kadin hiç düsünmeden kabul eder.
Bir süre sonra yasli kadin bizimkine, kendine uygun bir kiz bulup
evlenmesini söyler, Bizimki böyle bir kizi nasil bulacagini, kendisinin tanidigi
olmadigini söyler.Yasli kadin ona uygun bir kiz tanidigini ve kendisiyle
görüstürebilecegini söyler. Görüsmeler sonucunda evlenmeye karar
verilir ve dügün davetiyeleri basilir. Bizimkisi kirgin oldugu halde çok
samimi dostunu yine de unutamamistir. Biraz da geldigi konumu görmesi açisindan
samimi arkadasina da davetiye gönderir. Dügün günü gelir çatar. Saf adam dügün salonunda bir seyler
söylemek istegiyle mikrofonu alir ve baslar yasadiklarini anlatmaya:
"Eskiden çok sevdigim bir dostum vardi . Bir gün isleri bozulunca benden borç
para istedi elimdeki bütün parayi verdim. Evlenmek üzere oldugum nisanlimi çok
begendigini söyleyerek benden istedi. Çok üzülerek onu da
kendisine verdim. Çünkü biz gerçek dosttuk onun üzülmesini istemedim. Islerim
bozuldugunda onun fabrikasina gittim ve çalismak için kendisinden is istedim.
Bana is vermedi. Çok üzüldüm, ama yine de arkadasima kizmiyorum, çünkü biz
gerçek dosttuk." Bu konusma üzerine kurnaz olan arkadasi daha fazla dayanamaz
mikrofonu eline alir ve baslar konusmaya:" Benim de bir zamanlar çok sevdigim bir
dostum vardi. Islerim bozuldugunda kendisinden para istedim, bütün
parasini bana verdi. Sonra ondan nisanlisini istedim, üzülerek nisanlisini da
verdi.Nisanlisini istememin nedeni o kadinin arkadasima layik
olmamasiydi(Hayat kadiniydi). Kendisi çok saf oldugu için arkadasimi o kadindan bu
sekilde kurtardim. Isleri bozuldugunda gelip benden is istedi, Arkadasimi
kendi emrimde çalistiramazdim, o yüzden is vermedim. Günün birinde
karsilastigi yasli adam benim babamdi. Babam ölmek üzereydi, onu
arkadasimin yanina ben gönderdim ve mirasini ona ben biraktirdim.
Evine gelen dilenci kadin benim annemdi. Ona bakip iyi yasamasini
saglamak için gönderdim. Su anda evlenmekte oldugu kisi de benim kiz kardesim.
Onu arkadasimla evlenmesine ben ikna ettim."
     
     
KRİSTAL KELEBEK/ 26/12/09 02:56 IP:195.174.67.xxx 
Bizim avludan mı kalkacak cenazem?
Nasıl indireceksiniz beni üçüncü kattan?
Asansöre sığmaz tabut,
merdivenler daracık
Belki avluda dizboyu güneş ve güvercinler olacak,
belki kar yağacak çocuk çığlıklarıyla dolu,
belki ıslak asfaltıyla yağmur.
Ve avluda çöp bidonları duracak her zamanki gibi.
Kamyona, yerli gelenekle,yüzüm açık yükleneceksem,
bir şey damlayabilir alnıma bir güvercinden; uğurdur.
Bando gelse de, gelmese de çocuklar gelecek yanıma,
meraklıdır ölülere çocuklar.
Bakacak arkamdan mutfak penceremiz.
Balkonumuz geçirecek beni çamaşırlarıyla.
Ben bu avluda bahtiyar yaşadım bilemediğiniz kadar.
Avludaşlarım, uzun ömürler dilerim hepinize...
     
     
KRİSTAL KELEBEK/ 26/12/09 02:55 IP:195.174.67.xxx 
Ben
senden önce ölmek isterim.
Gidenin arkasından gelen
gideni bulacak mı zannediyorsun?
Ben zannetmiyorum bunu.
İyisi mi,beni yaktırırsın,
odanda ocağın üstüne korsun
içinde bir kavanozun.
Kavanoz camdan olsun,
şeffaf, beyaz camdan olsun
ki içinde beni görebilesin
Fedakarlığımı anlıyorsun
vazgeçtim toprak olmaktan,
vazgeçtim çiçek olmaktan
senin yanında kalabilmek için.
Ve toz oluyorum
yaşıyorum yanında senin.
Sonra, sen de ölünce
kavanozuma gelirsin.
Ve orada beraber yaşarız
külümün içinde külün
ta ki bir savruk gelin
yahut vefasız bir torun
bizi ordan atana kadar...
Ama biz
o zamana kadar
o kadar
karışacağız
ki birbirimize,
atıldığımız çöplükte bile zerrelerimiz
yan yana düşecek.
Toprağa beraber dalacağız.
Ve bir gün yabani bir çiçek
bu toprak parçasından nemlenip filizlenirse
sapında muhakkak
iki çiçek açacak :
biri sen
biri de ben.
Ben
daha ölümü düşünmüyorum.
Ben daha bir çocuk doğuracağım
Hayat taşıyor içimden.
Kaynıyor kanım.
Yaşayacağım, ama ,çok, pek çok,
ama sen de beraber.
Ama ölüm de korkutmuyor beni.
Yalnız pek sevimsiz buluyorum
bizim cenaze şeklini.
Ben ölünceye kadar da
Bu düzelir herhalde.
Hapisten çıkmak ihtimalin var mı bugünlerde?
İçimden bir şey :
belki diyor.
     
     
KRİSTAL KELEBEK/ 26/12/09 02:53 IP:195.174.67.xxx 
Seni kimselere vermeyeceğim
Can özüm, iki gözüm
Bu şiiri sana yazıyorum.
Bin fitne-fesadla dolsa da sağım, solum
Gönlündür yolum.
Belki de uğruna öleceğim ama...
Seni kimselere vermeyeceğim!
Üzerime gelse de yedi başlı,
Ağzından od püsküren ejderhalar
Aşkımız siper olacak bana.
Sen, Kaf dağının ardına saklanan,
Kızılelma olsan bile...
Anka kuşunun kanatlarında sana geleceğim.
Kara koç beyaz koçla,
Melekler şeytanlarla savaşacak.
Beni atsalar da en derin kuyulara
Gerseler de diri-diri çarmıhlara,
Meydan okuyacağım ayrılıklara.
Hasretinle çile dağlarını aşacak,
Yine seni sevdiğimi söyleyeceğim
Seni kimselere vermeyeceğim!
Yüreğimdesin,
Sana gelmemek için...
Kesseler bacaklarımı,
Kırsalar kollarımı,
Bağlayamazlar yollarımı.
Sürüm-sürüm sürünsem de,
Sana kavuşmadan ölmeyeceğim.
Ahdım olsun, andım olsun can özüm,
Seni kimselere vermeyeceğim!
Biliyorsun,
Gözyaşlarına dayanamam,
Ayrılık salanlar kahrolsun,
Yerle yeksan olsunlar.
Bu benim gerçeğim…
Yalnız seni sevdim.
Yalnız seni seveceğim.
Yaşayamam sensiz!
Bekle beni…
Demirden çarıklar giyecek,
Dünyanın ta öbür ucunda olsan da,
Sana geleceğim.
Hani bir sözümüz vardı:
-“Pes etmek, yorulmak, vazgeçmek yok…”
Sen benimsin, ben seninim.
Sevdamızın yolunda,
Ölmek varsa öleceğim ama...
Seni kimselere vermeyeceğim!
     
     
KRİSTAL KELEBEK/ 26/12/09 02:52 IP:195.174.67.xxx 

Gitti sevdiceğim
Deli gönül ne ağlayıb sızlarsın?
Bunca yıl emeğin boşuna gitti.
Ateş sondü,sen kül ile oynarsın,
Gitti sevdiceğin,ellere gitti.
Ah..bir bilsen kimler durdu kastına,
Bakmadılar gözden akan yaşıma.
Gül yerine diken basdım bağrıma,
Gitti sevdiceğim,ellere gitti.
Ağlamaktan gitti gözüm karası,
İnsaf bilmez o zalımın balası.
Şimdi yaran için-için kanasın,
Gitti sevdiceğim,ellere gitti.
Yollarına duman çöksün,sis alsın
Yüge dağlar dört yanını bağlasın.
Dertli keman şu gönlüme ağlasın,
Gitti sevdiceğim,ellere gitti.
Bu dert beni yedi,yedi bitirdi
İşde bu divane hale getirdi.
Ölmeden o beni toprağa gömdü,
Gitti sevdiceğim,ellere gitti.
Taşlara cizmiştim ben bu sevdanı,
İstese verirdim ona canımı.
Benden ayırdılar nazlı yarımı,
Gitti sevdiceğim,ellere gitti.
     
     
KRİSTAL KELEBEK/ 26/12/09 02:50 IP:195.174.67.xxx 
Azerbaycan
Qedim yurdum,ana elim,gözel diyar
Torpağında gezen insan ne bextiyar.
Övladınam sarılmışam sene anam,
Vetenimdir Odlar Yurdu Azerbaycan!
Gözel Şuşa Qarabağın qızıl tacı,
Esrlere sine germiş Qız Qalası.
Sefalıdır her qarışı,her obası
Doqquz iqlim qurşaqlıdır Azerbaycan!
Dağlarında cüyür gezer,ceyran seker
Sarı bülbül meşesinde qemli öter.
Düzlerinde elvan-elvan çiçek biter,
Gül çiçekli lalezardır Azerbaycan!
Bol servetin qara neftin,ağ qızılın
Merd ürekli cengaverdir oğlun,qızın.
Qobustanda qaval daşın,telli sazın
Musiqinin beşiyidir Azerbaycan!
Sesi meni valeh etmiş Xan babamın,
Zengulesi ürek dağlar Qarabağın.
Başın üstden çekilecek buludların,
Geleceyin güneşlidir Azerbaycan!
     

« ÖncekiSonraki »Mesaj GönderYenileYönetici Giriş
Toplam : 194 mesaj
1...23456...7