Aybalam Fm Şiirler

« ÖncekiSonraki »Mesaj GönderYenileYönetici Giriş
Toplam : 105 mesaj
123...4
     
ATAMAN ERTUĞRUL/ 06/03/10 16:18 IP:88.249.161.xxx 
MESAJINIZ ONAY BEKLİYOR !
     
     
KRİSTAL KELEBEK/ 06/03/10 00:51 IP:195.174.75.xxx 
MESAJINIZ ONAY BEKLİYOR !
     
     
KRİSTAL KELEBEK/ 05/03/10 02:44 IP:195.174.75.xxx 
MESAJINIZ ONAY BEKLİYOR !
     
     
KRİSTAL KELEBEK/ 04/03/10 16:40 IP:195.174.66.xxx 
MESAJINIZ ONAY BEKLİYOR !
     
     
cenk43/ 08/02/10 12:19 IP:88.250.226.xxx 
Sen,
Solgun baharlardaki mavi yağmurum,
Akşam kızıllığında yorgun gölgem,
Kış ayazında yaz güneşimsin.
Bulutlardaki saklı düşlerim,
Her günün sonunda özlediğimsin.
Yüzün kadar temizdir kalbin,
Hangi sevgi alabilir yerini?
Yokluğun yağmura yazı yazmak kadar zor,
Sensizlik ölüm kadar acı…
     
     
....PaSaM..../ 07/02/10 21:19 IP:88.224.243.xxx 
Paşam yenildik, paşam serildik, mahpuslarda çürütüldük
Paşam sana layık olamadık, kurduklarını yıkmalarına mani olamadık
Vatanı satanlardan, borca borç katanlardan, iki çift çıkar uğruna yamanlardan
Yakamızı, paçamızı, alnımızı, terimizi alamadık, kurtaramadık vatanın namusunu paşam
Yok mu kurtaran, yok mu soluyan bu zehri, yok mu duyan şu saçma Arapça şarkıları
Yok mu toplanan paraların nerelere, niçin harcandığını gören?
Yok mu sadakayı bile haram demeyip mideye indirenin, pis anlına tunç elini indiren devlet
Derin merin, yok mu ellerinden tutan bu hasta adamın çocuğunu ayağa kaldıracak bir dost
Sırtından vuruyorlar adamın paşam, kalleşçe paraya satıyorlar ruhlarını
Mehmet Akif i bile arap yapmaya çalışıyorlar, utanmıyorlar paşam
Devletin kurumlarına varını yoğunu bırakan sen paşam
Devletin varını yoğunu soyup vergi kaçıran bu kalleşler paşam.
Kur an okunmasın biz anlatalım istiyorlar, yol onarılmasın, ray döşenmesin
Ellerimiz ekmek tutmasın, patatese, kömüre minnet edelim istiyorlar paşam
Yıllardır borcu katladılar, memlekette bir dikili ağaç dikmedikleri gibi
Ormanları, dağları taşları, kuşları ve köyü marabasıyla sattılar paşam
Yok mu bir kurtarıcı, yok mu bir baba yiğit derken,
Bilim adamlarını, gerçek aydınları, seni sevip sayanı, sana saygı duyanı
Kurtarıcı olanları, olabilecekleri, olmak isteyenleri
İçeri aldılar, işkence zulüm ediyorlar paşam
Paşam bizleri affet olamadık, olamayacağız sana layık paşam...
Doğruluk nedir bilmiyorlar, gerçekleri balçıkla sıvıyorlar,
Halimize pek gülüyorlar, milleti güldürmüyorlar,
Nerdeyse vatanı bölecekler paşam
Hali vakti yerinde olanlar sattı vatanı paşam,
Allahtan korkarız diyenler Allah ı mı unuttu neyin nesi paşam
Bunlar Allahtan korksalardı senin yanına gelirdi,
Sanmıyorum hiç birisi gelemez senin yanına paşam...
Dev gibi bir tarih, dev gibi bir kültür,
Gizlemeye çalışır bir Çin, bir Avrupa güldür güldür
Sen bildin, sen gördün, gösterdin.
Bilemedik Paşam, bilemedik kıymetini.
Bir bilselerdi bu 3 ün 5 in peşindekiler
Ellerindekileri feda edip giderlerdi senin yollarına...
Acıyorum hallerine...
O kadar kan ellerinden yıkamakla, denizlere atılmakla geçmez paşam
Bunlar dar-ül harp dedi çok Müslüman'a zulüm etti paşam
Derdimizi anlatabiliyoruz, milyonlar sokaklara dökülüyor, ağlıyoruz
Ancak erteleyebiliyoruz, büyük mezalimeyi paşam...
Sabahlara kadar otursam, yazsam şiirler,
Haykırsam sokak sokak, ev ev derdimi
Anlatsam asıl olanı ve gerçek sevgiyi
Aydınlatamayacağımı anladım paşam
Para ile gelen para ile
Yahut kan ile yıkanacak
Kanımız hak yoluna, senin yoluna helal paşam
Darül harp ise haram zadelik
Onların canına karşı, itlerine kopuklarına karşı
Kanımız al al akacak, bayrağın kanı kaçmış
Bayrak yeniden al al olacak
Sen hiç merak etme paşam...
Bizi tamamen boğmadan, tamamen gömmeden
Vazgeçmeyecekler biliyoruz paşam
Tarih hep böyle oldu, olacak elbet bu gün yakındır paşam
Ama bilmiyorlar mı her yıkılış bir dev devlet,
Her yıkılış bir cihan padişahlığı getirmedi mi bize paşam!
Yıkıldıkça, yıkacağız
Kelle koltukta, kellemize musallat olanlara karşı meşru müdafaa uygulayacağız
İnadına kenarda köşedekileri okuyup, akla mantığa uyana inanacağız
Hak yolundan çıkmadık, senin yolundan da çıkmayacağız
Zaten bizi yola getirecek kaç kul geldi geçti paşam
Samsundan çıkmazsak, çıkarız elbet Adanadan, Muğladan, Vandan
Koşa koşa destanlar yazdık, çarıksızlık bile mani olamadı
Bu cahil cühela mı engel olabilecek paşam
Ümidimiz fazla kalmadı illaki akıtacaklar kanı
Meşru müdafaa sath-ı müdafaa olacak, o satıh bütün vatan unutmadık Paşam.
Nur içinde uyu...
     
     
....PaSaM.... / 06/02/10 22:23 IP:88.231.245.xxx 
Bir Pazar Sabahı Zagros Kaldırımında Yürürken Serseriler Trafiğine Yakalandım. Serseriler Trafiği Sordu. Serserimisin, Öğrencimisin? Öğrenciyim Dedim. Hani Kalemin Dediler Çıkardım Belimden 95’lik Zırh ı İşte Budur Dedim. Hani Defterin Dediler Açtım Parçalanmış Vücudumu Burası, Akdeniz Burası, Karadeniz Burasıda Defterimiz dir Dedim. Hani Hocaların Dediler Gösterdim Kaldırımda Yatan Balicileri
Esrarcıları, Keyifçileri. Hani Müdürün Dediler Gösterdim Sarhoşlar Çeşmesinde Oturan Kral. MÜSLÜM Babayı ‘‘Merak Etme Bizlerde Onlardanız Dediler.’’ Sen Sosyete Kızı Sus Susta Şu Garip Esrarcının Aşkını Dinle Sen Ananın Sıcak Kollarında Uyurken ßen İse YÜKSEKOVANIN Garip Sokaklarında Silah Tutmayı, Esrar Sarmayı Öğreniyordum. Sen Sosyetenin Lise, Fakültelerinde Okurken Ben ,Ben İse Hayata Res, Kadere Sitem, Ölümle Dans £diyordum…
     
     
sibelden son mektup/ 01/02/10 14:29 IP:62.248.95.xxx 
Bu yaziyi okumadan önce...
Hayatin bir ayna olduğunu düsün...
Doğduğundan beri aynanın karsisindan...
Hep aynaya baktin ama kücükken aynayı tanımıyordun henüz...
Büyüdükçe aynaya bakmakla birlikte;
onun, senin yüzüne yansıttıklarını da görmeyi öğrendin.. Hep birileri
oldu arkanda ve hep sen vardın karşında... Kendi kendimizle
yarışmadayız gülüm..
dediği gibi Nazım Hikmetin , sen de hep kendinle boy ölçüştün aynana bakarak...
Kimi gün çok sevdin aynadaki görüntüyü, kimi gün nefret ettin...
Ama ne olursa olsun hep aynanın karşısındaydın, ona bakmaktan
vazgeçmeyi istediğin anlarda bile....Aynada yansıyan yüzler değişti
zamanla,
sen de değiştin çünkü...
Ama ayna hep sırdı ve gelecek günler hangi yüzleri yansıtacak, bilinmezdi...
Oysa geçmişteki izler birer birer yer etmişti aynana... Sen baktıkça bu günü değil, geçmişini de görmeyi öğrendin giderek...
Ama bazı yüzler hep aynı yerdeydi; en özel, en güzel köşelerde...
Buralara da sen yerleştirmiştin onları; çünkü, o senin aynandı ve ancak
senin sevgini, inancını, yüreğini kazanana yer vardı aynanda...Sonra...
Bir gün geldi, sen aynandaki görüntünün seni geçmeye başladığını fark ettin...
Oysa ki o, yalnızca bir görüntüydü ve Gerçek Sen o siluet karşısında
iyice küçülmüştün...Bunu kabullenemezdin ; çünkü hayatı geriden takip
etmek sana göre değildi...
Yetişmek istedin, yapamadın...
Çünkü ayna, birinin seni tuttuğunu yansıtıyordu yüzüne... Görüntünün
seni geçtiği her saniye aynandaki o en özel, en güzel yüz silinmeye
başlıyordu...Öyle bir an geldi ki; sen, o en güzel yüzün
görüntüsünü tanıyamaz oldun...
Sanki artık yok gibiydi...
Yine bir gün; o en özel yüzün silindiğini gördün..
. Evet, tamamdı artık, kendi görüntüne yetişebilirdin...
Ama...Bir anda büyük, korkunç bir ses duydun...
Aynan paramparça olmuştu...
Anıların, aynana yerleştirdiğin tüm o görüntüler ve sen...
Dağılmıştınız dört bir yana...Kırık dökük bir geçmiş vardı karşında...
O yüzdü bunları yapan; oysa sendin o yüzü aynandan çıkaran...
Ağlamaya başladın...
Herkes o yüzün aynandan silinmesine ağladığını sandı ama aslında seni
ağlatan aynanın bir sürü parçaya ayrılmasıydı...Çünkü o parçalar
anılarının her köşesine öyle bir dağılmışlardı ki; sen bir daha asla
onları toplayamayacağını, aynanın hep böyle kalacağını düşünüyor ve
ağlıyordun...
Şimdi aynanın sonu....
Sen ne kadar ağlasan da anılarının sadece bir kısmını bir araya
getirecek, aynanın sadece bir bölümünü yeniden yapabileceksin...Ama
sakın
unutma; senin toplayamadığın parçalar, o yüze ait olan anılar ve
aynanda hep bu parçalar boşluk kalacak. Bu da seni kendi görüntüne
eriştirecek olan bir merdiven. Oralara basarak kendine yetişeceksin... Sonra yine yeni yüzler girecek aynana...
Sen, kendinle bir olacaksın, yeni En özel yüzün olacak, belki hiç
silinmeyecek ve sen de asla kendinden geri kalmayacaksın...Belki
yeniden,yeniden kırılacak aynan ama artık biliyorsun parçaları
birleştirmeyi ve yok olan anılarından, umutlarından güç alarak daha da
yukarılara
çıkacaksın...Şimdi mi? Uzun bir süre daha için acıyacak; çünkü ne kadar
temizlersen temizle hep bir parça anı yüreğine batacak... Ama öyle bir
gün de gelecek ki artık bu anılar içini acıtmayacak ;
Çünkü zaman, onları yüreğinden alıp götürecek, ufacık bir parça dahi bırakmadan...
Bir de...En özel olmasalar da aynanda her zaman gördüğün
yüzleri kaybedeceksin korkusunu yaşama sakın... Ne kadar kırılırsa
kırılsın aynan
onları hep orada bulacaksın...
Zaten sen yerleştirmiştin o yüzleri ama bazıları da
aynanla
birlikte geldi sana; annen gibi, baban gibi...Ve ben...Aynanda nerede
olduğumu henüz
bilmiyorum...Ama baktığında görebileceğin kadar
yakınındaysam da, çooookkk uzaklarda minicik bir noktaysam da ...
Hiç fark etmez...
Yine de, ne olursa olsun aynanın kırılışlarına yenilmeden ben hep orada olacağım..
. Sen beni aynandan silmediğin sürece...
Unutma; ayna senin elinde...
     
     
[__SİBEL__]/ 29/01/10 03:18 IP:195.174.66.xxx 
Zamanı sıfırlayacağım hayatımda yarın
Her şeye yeniden başlayacağım.
İlk kez günaydın diyeceğim gökyüzüne
İlk soluğumu alacağım yarın;ama şimdi değil
Yarın...
Yarın başlangıcı olacak hayatımın
Gözlerimi açıp ''Merhaba'' diyeceğim hayata.
Ben de varım artık
Ölümüne sevgi yarışına.
İlk kez göreceğim sevdiklerim yarın.
Sarılacağım onlarasevgimi haykıracağım.
Ama şimdi değilyarın...
Yarın umutlarım tanışacak istasyonlarlaterminallerle
Birer birer yolculuğa çıkacaklar.
Bavulları mı?
Onlar dünden hazır;ama yolculuk yarın.
Unutmuş olacağım seni yarın.
Seninle kurduğum bütün hayaller
Silinmiş olacak zihnimden
Ben yeni maceralar üreteceğim düşümde yarın.
Yok olacak uyandığımda mazi.
Eflatunlar saracak etrafımı
Pembe düşler misafir gelecek bana
El sallayacağız beraber karanlığa...
Her gün bunlarla avutuyorum kendimi.
Bugünü erteliyorum ben hep yarınlara.
Ama olmuyor.
Silinmiyor kalpteki yara.
Bağlanmışken yürek geçmişe
Umut besleyemiyor gözler geleceğe...
İyi geceler hayat!
Bugün de seni yaşayamadım affet
Ama belki yarın
Yarın...
     
     
[__SİBEL__]/ 29/01/10 03:15 IP:195.174.66.xxx 
MESAJINIZ ONAY BEKLİYOR !
     
     
[__SİBEL__]/ 29/01/10 03:14 IP:195.174.66.xxx 
Sana yazdığım tüm şiirler yarım kalıyordu
Aslında yazamadığımdan değil
Seni anlatmaya kelimeler yetmiyordu
Gittiğin gün anlamını yitirdi mevsimler
Zamansız durdu saatler
…Ve rakamsız basıldı tüm takvimler
Şimdi susuyorum
Kızgınlık ya da kırgınlıktan değil bu derin sessizlik
Aksine konuşmak haykırmak istiyorum derdim sensizlik
Konuşmanın ne anlamı var sözcükler yetersiz
...Ve dalıp gidiyorum uzaklara
Bir sen varsın aklımda bir de bu soğuk beden
Suskunluğuyla ulu orta ve çaresiz
Özlüyorum kalbimin en değerli varlığını
Tek ve gerçek sahibini
     
     
[__SİBEL__]/ 29/01/10 03:12 IP:195.174.66.xxx 
Sürgün yüregim
Sürgün yüregim
Yine firarlarda
Bir kıvılçım düştü
İçime
Yine yangınlarda
Vuslat zamanlarında
Hasret şarkılarına tutunmuş
Kimse anlamadıya beni
Ondan
Dilime kilit vurulmuş,
     
     
[__SİBEL__]/ 29/01/10 03:10 IP:195.174.66.xxx 


Şimdilerde Yüreğim
Yüreğim kimsenin duyamayacağı çığlıklar atıyor
Her an, gitmemen için.
Ben, hatıralarının esiri olmuşum
Gözlerinin değdiği en ıssız yerlerin.
Sen, gözlerimden dökülen son damla olmuşken son sözünün ardından
Ve yüreğimi ezip geçerken sessizce
Hala bitmeyen çığlıklar atıyordu yüreğim sevmen için.
Yüreğim herkesin duyabileceği kadar sessiz şimdi
Şimdilerde bir kız bekliyor durakların banklarında
Gelişini aşkının.
Şimdilerde yanan yangınını yüreğimin
Söndüremiyorum.
Sessiz bir çığlık oluyor uzaklardan duyulan
Bakışların bir ok.
Sayamıyorum yaralanışını yüreğimin artık
Ve hala herkesin duyabileceği kadar sessiz şimdilerde yüreğim.
Yarınlarda bir balık yüzüyor en temiz suların dibinde
Ağlamaklı ve süzgün.
Yüreğim usulca bırakıp gittiğin ateşin içinde yüzmekte
İstekli ve mutlu.
Yarınlarda yüreğim, bir balık misali tepkisiz olacak
Ne bugun, ne yarın ne de gelecek.
Artık yüreğim ne herkesin duyabileceği kadar sesli ne de kimsenin duyamayacağı kadar sessiz olabilecek.
Sayende
O, artık bir ölü.


     
     
[__SİBEL__]/ 15/01/10 15:29 IP:195.174.72.xxx 
MAVİ VE GRİ
Beyazla başlar yolculuk.
Bir kağıt üzerinde yol alır mavi ve gri.
Soluksuz atılan her kulaç,
Götürür beyazı,maviye doğru.
Vardıkça derinliğe,
Beyaz mavileşir, deniz de.

Sonu gelmemeli derinliklerin,
Çünkü dipte gridir kum taneleri.
Denizin değil mavinin başkaldırışıdır,
Denizin griyi tokatladığı sahiller.

Ve sakinse deniz mavidir
Ve huzurluysa gökler mavidir,
Yol alırız hep o mavilerde...

Bazen davetkar bir ölüm tuzağıdır,
Menevişler altında saklanmış gri.

Mavidir ruhunu lavantaya veren.
Mavidir can bulan safirde.
Ürker mavi her an griden.
Zalim ve sinsidir bazan rüzgar,
Eser tüm mavilere.
Kefen gibi sarar maviyi,gri bulutlar,
Ve kumlar.

Bence mavidir,kalpteki sonsuzluklar,
Hür ve rüzgarsızsa...

Nedir rengi ölümün bilmem ama?
Huzur meleğidir bence mavi.
Her yanan nesnenin bitse de ızdırabı,
Rüzgarı estiğinde her savrulan külün,
Yazık ki yok oluş rengidir gri.
     
     
[__SİBEL__]/ 15/01/10 15:13 IP:195.174.72.xxx 
İÇİMİZDEKİ GÖZLER
Kapayınca gözlerimizi,
Asla göremeyiz sanırız,
Bir düşünsek hislerimizi,
Yanıldığımızı anlarız.

Hissetmek,görmek demektir.
Bir dokunuş ellerine...
Ve seni görüp de sevmemek,
İçimdeki körlük demektir.
     
     
KRİSTAL KELEBEK/ 11/01/10 21:56 IP:195.174.64.xxx 
BÖYLE SEVDİM İŞTE
Ben seni kocaman bir yürekle sevdim. Gözlerim değil, yüreğimdi seni gören.
Sen damarlarımdaki kana karışıp, geldin oturdun yüreğime. Bir başka yerde
olamazdın zaten. Sen, benim en değerli yerimde, yüreğimde olmalıydın,
orada kalmalıydın. Çok aşka ev sahipliği yapan bu yürek, ilk kez bu kadar
kolay kabullendi seni. Herhangi bir konuk değildin artık. Bu yüzden ne
ağırlama faslı vardı, ne de uğurlama. O yüreğin gerçek sahibiydin.
Şimdi sonbahar, kışa giriyoruz ya... Ben dört mevsim baharı yaşadım
seninle. Çiçek çiçek açtın yüreğimde. Gökkuşağı zayıf kaldı, senin
renklerin karşısında. Taze bir yaprak gibi yeşildin. Açelya idin
pembeliğinle. Üzerine çiğ taneleri düşmüş sarı güldün. Kırmızıydın bir
ateş gibi. Ve maviydin... En çok bu renkle anmayı sevdim seni. Denize
tutkundum, denizi sensiz, seni de denizsiz düşünemedim.
Seni severken dünyayı da sevdim ben, insanları da... Kendime bile dar
gelirken, içinde herkese yer olan bir hayatın sahibiydim artık. En kızgın,
en tahammülsüz olduğum anlarda bile, seni düşünmek yetti bana. İçimdeki
sevinç yüzüme yansıdı, güldüm. Beni öylesine güldüren senin sevgindi ve
ben kaygısız, içten gülüşün ne demek olduğunu, nasıl güzel bir şey
olduğunu anladım seninle...
Her şeye rağmen sevdim seni. Güçlüydüm ve aşamayacağım hiçbir zorluk
yoktu. Koca bir kente, koca bir ülkeye kafa tutabilirdim. Sen elimden
tuttuğunda, patlamaya hazır bir volkan gibi hissederdim kendimi. Menzil
sendin ve ben o menzile ulaşmak için önüme çıkan her şeyi yok edebilirdim.
Sana ulaşmamı engelleyecek her şeyi eritirdim, kül ederdim. Sana
ulaştığımdaysa sakin bir göle dönüşürdüm. Ve o göle bir tek sen
girebilirdin.
Sevdim ve hayrandım da... Her halin çekti beni. Duruşunu, uyumanı,
gülmeni, kızmanı, şaşkınlığını, saflığını, kurnazlığını, çocukluğunu,
olgunluğunu sevdim. Sesini de sevdim suskunluğunu da.
Küçük oyunlarını, kaprislerini, sitemlerini, korkularını sevdim. Seni ve o
doyumsuz sevdanı, uçarı sevdanı anlatacak kelime bulamadım çoğu zaman.
Sığmadın cümlelere ve hiçbir cümle seni
yeterince tarif edecek kadar derin olmadı.
Seni severken yorulmadım. Çünkü sen yaşam kaynağıydın. Her gün yenilendim.
Seninle çoğaldım, büyüdüm. Eksik kalan neyim varsa tamamladın.
Ölmeyecektim çünkü sen ölmezliğin ta kendisiydin.
Sevdim işte ötesi yok...
     
     
PaSaM__KaRdesi / 09/01/10 20:17 IP:88.254.17.xxx 
MESAJINIZ ONAY BEKLİYOR !
     
     
sonkursun/ 08/01/10 21:58 IP:88.230.158.xxx 
AĞLAMAK GELDİ
Bir deli rüzgara kapıldı gönlüm
Costukça içimden ağlamak geldi
Adini haykırmak istedim gülüm
Sessizce içimden AĞLAMAK GELDİ.

Aradim sağimda,solumda yoksun
Solmuş bir resim öyle duruyor
Suskunluğum çaresiz kaderim oldu
Kaderime içimden AĞLAMAK GELDİ.
Oysa ben kadere inanmıyordum
Böylesi kadermi ben bilmiyorum
İnanki sevgilim seni çok seviyorum
Sevginle içimden AĞLAMAK GELDİ.
Doldu gözlerim doldukça taştı
Sebebi tattığım o büyük aşk tı
Sımsıcak aşkımı hasretlik sardi
ÖZLEMLE SEVGİYLE İÇİMDEN AĞLAMAK GELDİ.
     
     
kirisital kelebgim/ 04/01/10 01:19 IP:81.173.169.xxx 
KRİSTAL KELEBEK/ 03/01/10 23:41
AY PARÇAMM
KORKUM SEVMEK DEĞİL AY PARÇAMMMM
SEVİPTE AYRILMAK
KORKUM KURŞUN YEMEK DEĞİL AY PARÇAM
KORKUM SENSİZ KALMAK AY PARÇAMMMM
KORKUM ÖLÜM DEĞİL AY PARÇAMMMMM
KORKUM SENİN TARAFINDAN UNUTULMAK...
KORKUM GÖÇÜP GİTMEK DEĞİL AY PARÇAMMM
KORKUM SENSIZ HAYATI SÜRMEK
TEŞEKKÜRLER SUYUM ŞİMDİDEN VE AY PARÇAM İÇİN BİRDE SİBEL CAN (ÖLÜRÜM) ÇALARSAN SEVİNİRİM

     
     
serkan/ 02/01/10 14:40 IP:88.236.115.xxx 
SENİ SEVİYORUM
sevmek; bakmak değil görmekse eğer,
sevmek; yanındayken başını
omuzuna koyabilmekse eğer,
sevmek; yanındayken yalnızlığı unutmaksa eğer,
SENİ SEVİYORUM....
* * * * *
sevmek; senle iken yere daha sağlam
basabilmekse eğer,
sevmek; yokluğunda seninleymiş gibi
hissetmekse eğer,
sevmek; hayallerine senide sokabilmekse eğer,
SENİ SEVİYORUM
* * * * *
sevmek; yatağa uzandığında, seni düşlemekse eğer
sevmek;sen üşüdüğünde gölgemle
seni ısıtmaksa eğer,
sevmek; sevdiğini çıklık çığlığa söylemekse eğer,
SENİ SEVİYORUM
* * * * *
sevmek; el ele tutuştuğunda kalbinde bişeylerin
kopmasıysa eğer,
sevmek; gözgöze geldiğin de hiç kıpırdamadan
bakabilmekse eğer,
sevmek; kalbini kalbinde hissetmekse eğer,
SENİ SEVİYORUM
     
     
KRİSTAL KELEBEK/ 27/12/09 02:29 IP:195.174.67.xxx 
kısa bir öyküdür hayat
uğruna upuzun acılar çektiğimiz
kısa bir türküdür
bir kez daha söylemek için delirdiğimiz
kısa bir öyküdür hayat
seyrederken yansımalarımızı
aynamızın sonsuz sırrında sevgilerimi yeşertip
haykırarak şarkımızı söylediğimiz yolculuktu
kısa bir öyküdür hayat
öyle hikayedir deyip hemen geçmeyin
arkamızda edebiyat adına el yazısıyla bırakılmış bir vasiyettir
ve ebediyete intikal eden bir denemedir
tiyatro sahnesindeyse mahşer provası...
kısa bir öyküdür hayat zannetme
bu kısalığa neler sığdırdım bir bilsen,
sonsuzu ve galaksi yıldızlarını,
kara delikleri ve senin sevdanı
tarih her doğumda bende yazılır,
umut ve acı bende yaşanır yürekçe
bu öykü başka bir öykü
şöyle doya doya sevdikçe,
derin faylar gibi nefret ettikçe
kısa bir öyküdür hayat zannetme
kısa bir öyküdür hayat
yıllarını zaman makasıyla kestiğin
kırpık kırpık anılarda gözyaşı döktüğün
başlarken bitsin
biterken başlasın diye uğraş verdiğin...
kısa bir öyküdür hayat
yılları alıp giderken acımasız zaman
en olmadık zamanlarda ağlatan
durur bazen olduğu yerde,zaman
işte o {zaman)
olmayacak hayaller kurduran.
yol uzundur hep, zaman kısa
işte o zaman öyküler yasta
kısa bir öyküdür hayat
bir varmış bir yokmuş...
göz açıp kapayıncaya kadar,
alırsın yüklenirsin.
gönlüne sevdanı-acını, sevincini.
yanan mum ışığının şavkında
bitesiye,
erir-erir gidersin
kısa bir öyküdür hayat
bir an`a sığdırılan
kış günleri soba başlarında
ağzı açık dinlediğimiz
ninelerimizden
ve her seferinde yeniden farklı oyuncularla
canlandırılan bir film
yeniden doğuş
kısa bir öyküdür hayat
göz açıp kapatıncaya dek sürecektir,
saniyeler belki...
hayat,
paylaştıkça güzelleşecektir
kısa bir öyküdür hayat
bazen öyle uzun gelir ki hayat…
istenilen bir ömür sürülmemişse eğer.
cehennem azabı çekmiş gibi olur.
sevda, sevgi, seven, sevilen varsa eğer.
paylaşmak gerekirse o edinimler.
işte o zaman kısa bir öyküdür hayat.
vuslata ermeye yetmez ki bir ömür
kısa bir öyküdür hayat
büyümek için koşar adım gittiğimiz
büyüdüğümüzde an nerde gençliğim dediğimiz
saçlara düşen yıldızlara bakıp
yüzümüzde beliren kırışıklıkları sayıp
yeniden başa dönmeye çalıştığımız
kısa bir öyküdür hayat.
bu kısa öyküde,
acı ve hüzün olmamalıdır.
öyküyü yaşayanlar;
bu kısa hayat öyküsünden,
intikam alırcasına,
şiirsel mutlulukla dolu,
bir dünya kurmalıdır yürekleride..
kısa bir öyküdür hayat
göz açıp kapayıncaya kadar
kısadır ama
ebedi bir hayatın tohumları
burada ekilecek
ahrette biçilip
sonsuz bir hayat
kazanılacaktır
kısa bir öyküdür hayat
melankolik duygular içinde
sorgularla geçen bir yaşam
soluksuz bir koşturmaca
fırtınalı bir liman
kısa bir öyküdür hayat
yaşadıkça anlayabildiğimiz
yıllar geçtikçe kısalığını farkettiğimiz
şu kısacık ömürde
acılar, sevinçler, mutluluklar
her duyguyu hissedip yaşadığımız
öykünün sonuna geldiğimizde
arkamıza bir baktığımızda
o kısacık öykümüzde
kitaplara dahi sığmayacak
neler neler yaşanmış
kısa bir öyküdür hayat
bazen Kükreyen bir gök gürlemesi
ışığı çok uzaklara yayılan bir şimşek
insanı iliklerine kadar ıslatan
kuvvetli bir sağanak yağmurdur,
bazen de tutku, aşk, bir çıldırış
bir haykırış köprüsüdür
kısa bir öyküdür hayat
romanlara konu olabilir
en unutulmaz olanına
benim hikayem dediğin
kısa bir öyküdür hayat
acısı tatlısıyla
iyisi kötüsüyle
her yönünle yaşanan
bir yanda tuzu kuru
bir eli balda bir eli yağda olanlar
bir başka tarafta
bir lokma ekmeğe muhtaç
çoluk çocuğuyla sersefil
tüm sefaletleriyle
hayatın acımasızlığını yüreklerinde
hadsiz yaşayan zavallıların
kısa bir öyküdür hayatları...
kısa bir öyküdür hayat
var olmak için direndiğimiz
bin acıdan geçip bir aşkta sevindiğimiz
umut tohumları attığımız
yazılmamış bir şiirdir hayat.
     
     
KRİSTAL KELEBEK/ 27/12/09 02:15 IP:195.174.67.xxx 
Çok samimi iki dost ve arkadaslardi. Fakat bir tanesi çok kurnaz
atilgan ve hareketli, digeri ise çok saf, dürüst ve sessizdi.
Bir gün kurnaz olan arkadas , diger arkadasin yanina giderek
islerinin bozuldugunu söyler ve kendisinden para ister. Samimi dostu onu hiç
kirmaz ve elindeki bütün parayi arkadasina verir. Arkadasi bu parayla
islerini düzeltir.
Bir süre sonra kurnaz olan yine arkadasinin yanina gider ve
arkadasinin evlenmek üzere oldugu nisanlisini çok begendigini ve kendisine
vermesini ister. Arkadasi çok sasirir, ne diyecegini bilemez.
Fakat aralarinda o kadar kuvvetli bir sevgi vardir ki arkadasina hayir diyemez,
nisanlisini arkadasina verir.Zaman içinde Saf olanin isleri bozulur ve birden arkadasi aklina
gelir(ben ona sikistiginda iyilik yapmistim diyerek) arkadasinin is yerine gider
ve kendisine çalismasi için is vermesini ister. Arkadasi ona is
vermez.Bizimki pismanlik ve üzüntü içinde geri döner ama yinede arkadasina
kizamaz.Bir gün sokakta dolasirken yanina hasta ve yasli bir adam yaklasir. Fakir oldugu
için ilaç alamadagini söyler. Bizimki yasli adamcagiza acir, istedigi
ilaçlari alir ve adamcagiza verir. Kisa bir süre sonra yasli adamin öldügünü
duyar. Yasli adam çok zengindir ve bütün mirasini kendisine birakmistir.
Saf adam artik zengindir. Biraz da sevdigi dostuna olan kirginligiyla dostunun
is yerinin karsisinda bir ev alir ve oraya yerlesir.Bir gün evinin kapisini dilenci bir kadin çalar.
Yasli kadin çok aç oldugunu, kendisine yemek vermesini ister. Bizim saf hiç
düsünmeden kadini içeri alir karnini doyurur, Kimsesi olmadigini ögrendigi kadina ;
Kendisinin de yanliz oldugunu söyler ve bu evde birlikte yasiyalim sen evin islerini
ve yemekleri yaparsin der, yasli kadin hiç düsünmeden kabul eder.
Bir süre sonra yasli kadin bizimkine, kendine uygun bir kiz bulup
evlenmesini söyler, Bizimki böyle bir kizi nasil bulacagini, kendisinin tanidigi
olmadigini söyler.Yasli kadin ona uygun bir kiz tanidigini ve kendisiyle
görüstürebilecegini söyler. Görüsmeler sonucunda evlenmeye karar
verilir ve dügün davetiyeleri basilir. Bizimkisi kirgin oldugu halde çok
samimi dostunu yine de unutamamistir. Biraz da geldigi konumu görmesi açisindan
samimi arkadasina da davetiye gönderir. Dügün günü gelir çatar. Saf adam dügün salonunda bir seyler
söylemek istegiyle mikrofonu alir ve baslar yasadiklarini anlatmaya:
"Eskiden çok sevdigim bir dostum vardi . Bir gün isleri bozulunca benden borç
para istedi elimdeki bütün parayi verdim. Evlenmek üzere oldugum nisanlimi çok
begendigini söyleyerek benden istedi. Çok üzülerek onu da
kendisine verdim. Çünkü biz gerçek dosttuk onun üzülmesini istemedim. Islerim
bozuldugunda onun fabrikasina gittim ve çalismak için kendisinden is istedim.
Bana is vermedi. Çok üzüldüm, ama yine de arkadasima kizmiyorum, çünkü biz
gerçek dosttuk." Bu konusma üzerine kurnaz olan arkadasi daha fazla dayanamaz
mikrofonu eline alir ve baslar konusmaya:" Benim de bir zamanlar çok sevdigim bir
dostum vardi. Islerim bozuldugunda kendisinden para istedim, bütün
parasini bana verdi. Sonra ondan nisanlisini istedim, üzülerek nisanlisini da
verdi.Nisanlisini istememin nedeni o kadinin arkadasima layik
olmamasiydi(Hayat kadiniydi). Kendisi çok saf oldugu için arkadasimi o kadindan bu
sekilde kurtardim. Isleri bozuldugunda gelip benden is istedi, Arkadasimi
kendi emrimde çalistiramazdim, o yüzden is vermedim. Günün birinde
karsilastigi yasli adam benim babamdi. Babam ölmek üzereydi, onu
arkadasimin yanina ben gönderdim ve mirasini ona ben biraktirdim.
Evine gelen dilenci kadin benim annemdi. Ona bakip iyi yasamasini
saglamak için gönderdim. Su anda evlenmekte oldugu kisi de benim kiz kardesim.
Onu arkadasimla evlenmesine ben ikna ettim."
     
     
KRİSTAL KELEBEK/ 26/12/09 02:56 IP:195.174.67.xxx 
Bizim avludan mı kalkacak cenazem?
Nasıl indireceksiniz beni üçüncü kattan?
Asansöre sığmaz tabut,
merdivenler daracık
Belki avluda dizboyu güneş ve güvercinler olacak,
belki kar yağacak çocuk çığlıklarıyla dolu,
belki ıslak asfaltıyla yağmur.
Ve avluda çöp bidonları duracak her zamanki gibi.
Kamyona, yerli gelenekle,yüzüm açık yükleneceksem,
bir şey damlayabilir alnıma bir güvercinden; uğurdur.
Bando gelse de, gelmese de çocuklar gelecek yanıma,
meraklıdır ölülere çocuklar.
Bakacak arkamdan mutfak penceremiz.
Balkonumuz geçirecek beni çamaşırlarıyla.
Ben bu avluda bahtiyar yaşadım bilemediğiniz kadar.
Avludaşlarım, uzun ömürler dilerim hepinize...
     
     
KRİSTAL KELEBEK/ 26/12/09 02:55 IP:195.174.67.xxx 
Ben
senden önce ölmek isterim.
Gidenin arkasından gelen
gideni bulacak mı zannediyorsun?
Ben zannetmiyorum bunu.
İyisi mi,beni yaktırırsın,
odanda ocağın üstüne korsun
içinde bir kavanozun.
Kavanoz camdan olsun,
şeffaf, beyaz camdan olsun
ki içinde beni görebilesin
Fedakarlığımı anlıyorsun
vazgeçtim toprak olmaktan,
vazgeçtim çiçek olmaktan
senin yanında kalabilmek için.
Ve toz oluyorum
yaşıyorum yanında senin.
Sonra, sen de ölünce
kavanozuma gelirsin.
Ve orada beraber yaşarız
külümün içinde külün
ta ki bir savruk gelin
yahut vefasız bir torun
bizi ordan atana kadar...
Ama biz
o zamana kadar
o kadar
karışacağız
ki birbirimize,
atıldığımız çöplükte bile zerrelerimiz
yan yana düşecek.
Toprağa beraber dalacağız.
Ve bir gün yabani bir çiçek
bu toprak parçasından nemlenip filizlenirse
sapında muhakkak
iki çiçek açacak :
biri sen
biri de ben.
Ben
daha ölümü düşünmüyorum.
Ben daha bir çocuk doğuracağım
Hayat taşıyor içimden.
Kaynıyor kanım.
Yaşayacağım, ama ,çok, pek çok,
ama sen de beraber.
Ama ölüm de korkutmuyor beni.
Yalnız pek sevimsiz buluyorum
bizim cenaze şeklini.
Ben ölünceye kadar da
Bu düzelir herhalde.
Hapisten çıkmak ihtimalin var mı bugünlerde?
İçimden bir şey :
belki diyor.
     
     
KRİSTAL KELEBEK/ 26/12/09 02:53 IP:195.174.67.xxx 
Seni kimselere vermeyeceğim
Can özüm, iki gözüm
Bu şiiri sana yazıyorum.
Bin fitne-fesadla dolsa da sağım, solum
Gönlündür yolum.
Belki de uğruna öleceğim ama...
Seni kimselere vermeyeceğim!
Üzerime gelse de yedi başlı,
Ağzından od püsküren ejderhalar
Aşkımız siper olacak bana.
Sen, Kaf dağının ardına saklanan,
Kızılelma olsan bile...
Anka kuşunun kanatlarında sana geleceğim.
Kara koç beyaz koçla,
Melekler şeytanlarla savaşacak.
Beni atsalar da en derin kuyulara
Gerseler de diri-diri çarmıhlara,
Meydan okuyacağım ayrılıklara.
Hasretinle çile dağlarını aşacak,
Yine seni sevdiğimi söyleyeceğim
Seni kimselere vermeyeceğim!
Yüreğimdesin,
Sana gelmemek için...
Kesseler bacaklarımı,
Kırsalar kollarımı,
Bağlayamazlar yollarımı.
Sürüm-sürüm sürünsem de,
Sana kavuşmadan ölmeyeceğim.
Ahdım olsun, andım olsun can özüm,
Seni kimselere vermeyeceğim!
Biliyorsun,
Gözyaşlarına dayanamam,
Ayrılık salanlar kahrolsun,
Yerle yeksan olsunlar.
Bu benim gerçeğim…
Yalnız seni sevdim.
Yalnız seni seveceğim.
Yaşayamam sensiz!
Bekle beni…
Demirden çarıklar giyecek,
Dünyanın ta öbür ucunda olsan da,
Sana geleceğim.
Hani bir sözümüz vardı:
-“Pes etmek, yorulmak, vazgeçmek yok…”
Sen benimsin, ben seninim.
Sevdamızın yolunda,
Ölmek varsa öleceğim ama...
Seni kimselere vermeyeceğim!
     
     
KRİSTAL KELEBEK/ 26/12/09 02:52 IP:195.174.67.xxx 

Gitti sevdiceğim
Deli gönül ne ağlayıb sızlarsın?
Bunca yıl emeğin boşuna gitti.
Ateş sondü,sen kül ile oynarsın,
Gitti sevdiceğin,ellere gitti.
Ah..bir bilsen kimler durdu kastına,
Bakmadılar gözden akan yaşıma.
Gül yerine diken basdım bağrıma,
Gitti sevdiceğim,ellere gitti.
Ağlamaktan gitti gözüm karası,
İnsaf bilmez o zalımın balası.
Şimdi yaran için-için kanasın,
Gitti sevdiceğim,ellere gitti.
Yollarına duman çöksün,sis alsın
Yüge dağlar dört yanını bağlasın.
Dertli keman şu gönlüme ağlasın,
Gitti sevdiceğim,ellere gitti.
Bu dert beni yedi,yedi bitirdi
İşde bu divane hale getirdi.
Ölmeden o beni toprağa gömdü,
Gitti sevdiceğim,ellere gitti.
Taşlara cizmiştim ben bu sevdanı,
İstese verirdim ona canımı.
Benden ayırdılar nazlı yarımı,
Gitti sevdiceğim,ellere gitti.
     
     
KRİSTAL KELEBEK/ 26/12/09 02:50 IP:195.174.67.xxx 
Azerbaycan
Qedim yurdum,ana elim,gözel diyar
Torpağında gezen insan ne bextiyar.
Övladınam sarılmışam sene anam,
Vetenimdir Odlar Yurdu Azerbaycan!
Gözel Şuşa Qarabağın qızıl tacı,
Esrlere sine germiş Qız Qalası.
Sefalıdır her qarışı,her obası
Doqquz iqlim qurşaqlıdır Azerbaycan!
Dağlarında cüyür gezer,ceyran seker
Sarı bülbül meşesinde qemli öter.
Düzlerinde elvan-elvan çiçek biter,
Gül çiçekli lalezardır Azerbaycan!
Bol servetin qara neftin,ağ qızılın
Merd ürekli cengaverdir oğlun,qızın.
Qobustanda qaval daşın,telli sazın
Musiqinin beşiyidir Azerbaycan!
Sesi meni valeh etmiş Xan babamın,
Zengulesi ürek dağlar Qarabağın.
Başın üstden çekilecek buludların,
Geleceyin güneşlidir Azerbaycan!
     
     
KRİSTAL KELEBEK/ 26/12/09 02:49 IP:195.174.67.xxx 
Bu gece
Sazende sazını bem üste kökle,
Qelbimin sözünü dinle bu gece.
Bir az aheste vur mizrabı tele,
Esliyle Keremden söyle bu gece.
Bağrına basaraq sazını dindir,
Menim yaralarım daha derindir.
Ağlayan saz deyil sanki qelbimdir,
Derdimin dilinden söyle bu gece.
Qanımı coşdurur 'Yanıq Keremi',
O nece yandısa qaldı külleri.
Qızılgüller açdı odun dilleri,
Yanan aşiqlerden söyle bu gece.
Mecnun Leyla üçün oldu divane,
Ferhad qovuşmadı gözel Şirine.
Açma üreyimi,getme derine
Sen ele deminle söyle bu gece.
Kim ki dadmamışdır eşq şerabını,
Nafile yaşamış öz heyatını.
Sorma ehvalımı sorma halımı,
O pünhan eşqimden söyle bu gece.
     
     
KRİSTAL KELEBEK/ 26/12/09 02:48 IP:195.174.67.xxx 
Ağlama gözünün yaşına kurban
Ele gamlı gamlı bakma yüzüme
Gel otur başını yasla dizime.
Bu hicran beni de göynedir yaman,
Ağlama gözünün yaşına kurban!
Öperim tuz tadan göz yaşlarından,
Ela gözlerinden kara kaşından.
Yine dağ başını alıpdır duman,
Ağlama gözünün yaşına kurban!
Sonbahar ömrüme açan çiçeksin,
Onu bil benimçin dünyada teksin.
Bir gün kavuşarız değişir devran,
Ağlama gözünün yaşına kurban!
     
     
KRİSTAL KELEBEK/ 26/12/09 02:46 IP:195.174.67.xxx 


İtirdim seni
Bir menem,bir qelem,bir de yanan şam
Yene hüzünlüyem,yene perişan.
Söyüdler saçını yoldu bu axşam,
Elim ellerinde itirdim seni.
Niye dağılmayır gören bu dünya,
Söyle...heqiqetmi yoxsa bu röya?
Özümü çox meğrur gösterdim guya,
Gözüm gözlerinde itirdim seni.
Nece paylaşacam seni özgeyle,
Dönecem yoluna düşen kölgeye.
Bağrlm yandı yaman,döndüm Esliye
Bele seve-seve itirdim seni.
Bu nece taledi,bu nece qarğış
Gözümde bahar da oldu qarlı qış.
Hele bu heyatdan bir kam almamış,
Gülüm qönçe iken itirdim seni.
Deyim...döyünmesin dursun bu ürek,
Zerif çiçekden de olmuşam kövrek.
Gel,bundan sonra da hesrete dözek
Özüm bile-bile itirdim seni.
Xesteydim,derdimin dermanı sendin
Sen şair könlümü dağ-dağ eyledin.
Sevgilim,bu bahar toyumdur dedin
Gözümde göz yaşı itirdim seni.
Gülnaram,men daha güle bilmerem,
Senden başqasını seve bilmerem.
Özgeye yar olsan,senden küserem
Ele yana-yana itirdim seni.

     

« ÖncekiSonraki »Mesaj GönderYenileYönetici Giriş
Toplam : 105 mesaj
123...4